Doshisha University
  1. Home
  2.  > Dekanın Mesajı

Dekanın Mesajı

Küresel Araştırmalar Enstitüsü’ne Hoşgeldiniz!

GS研究科長
Çıkmazların Sarmalında Bir Dünya
    Günümüz dünyasını anlayabilmek için Soğuk Savaş döneminin bittiği 1990’lı yıllara kadar gitmek gerekiyor. 1990’lı yıllarda ulaşım ve bilişim teknolojilerinin gelişmesiyle insan ve eşyanın dolaşımı eskisiyle mukayese edilmeyecek derecede yaygın hale geldi. Avrupa’da milli devlet sınırlarını aşan Avrupa Birliği (AB) kuruldu. Doğu Asya’da da Soğuk Savaş sonrası yeni düzeni olarak Doğu Asya devletlerinin birliği gibi bir oluşum konuşulur hale geldi. Şahsen ben de artık güzel bir dünya başlıyor sanmıştım.

    Ne var ki, Soğuk Savaş düzeni bitmiş olmasına rağmen savaş ve terörün ardı arkası kesilmedi. Buna bağlı olarak mülteciler ortaya çıktı. Dünyamızı bir kaç kez yerle bir edecek güçteki nükleer silahların varlığı da malum. Ayrıca, kapitalin küresel faaliyetinin önündeki kısıtlamaların gevşetilmesi ve rekabetin küresel seviyede yapılır hale gelmesiyle gelir dengesizliği de küresel bir problem haline geldi. Bunun neticesinde yerel toplumların düzeni ve insanların gündelik hayatları bozuldu. İnsanlar arasında huzursuzluk ve yalnızlık duygusu kendini göstermeye başladı. Son zamanlarda ise milli kimliğin aşırı bir şekilde ön plana çıkarılması ve azınlıkların ayrıma tabi tutulması gibi saiklerle insanları harekete geçiren milliyetçilik ve popülizm ortaya çıktı. Dünya gün geçtikçe bunun gibi çıkmazların sarmalına doğru sürükleniyor.

Küresel ve Yerel Seviyede Düşünmek
    Bunun gibi küresel problemler sadece yerel toplumlara mahsus bazı problemleri de içine alarak yerel sınırları aşmakla kalmayıp, siyaset, ekonomi, kültür ve toplum gibi farklı alanlardaki problemleri de beraberinde getirerek ortaya çıkıyor. İşte, Küresel Araştırmalar bunun gibi farklı bölgeler ve değişik uzmanlık alanlarını aşkın bir şekilde ortaya çıkıp genel barış ve eşitlik dengesini bozan olgular hakkında fikir yürütüp ve üstesinden gelmek için doğmuş bir uzmanlık alanıdır diyebiliriz. Biraz daha açacak olursak, “Böyle yaparsak başka bir yerde şöyle bir arıza ortaya çıkar, şurdaki insanlar için şöyle yaparsak burdaki insanlar böyle zora düşer” gibi tek yönlü şartlı önermelerin yeterli olmadığı ve cevabını kolay kolay bulamadığımız küresel çaptaki yada bölgelere mahsus problemleri konu edinen bilim dalının adıdır Küresel Araştırmalar.

Soru Sorup, Eleştirebilmek
    Halbu ki, sadece küresel problemleri yada yerel toplumlara mahsus belli başlı bir problemi küresel çapta düşünmek düşünmek yeterli olmuyor. Bir örnek verecek olursak, kapitalin küresel çapta etkin hale gelmesi veya bölgeler arasında askeri dengenin inşası gibi yaklaşımlar küresel problemlere müdahale adına bir yöntem olarak kabul gorse de, bunlar bugün bizi etkisi altına almış olan halı hazırdaki problemlerimizin üstesinden gelmede bize yardımcı olmuyorlar. Hatta bazen, küresel söylemin içinde dahi eşitsizliği daha da derinleştiren nahoş bir yön ve şiddet gizlenebiliyor. Bu şekil söylemlerden tam anlamıyla sakınarak, mevcut bilimsel kalıplar ve şablonlara takılmadan, kendi konum ve bakış açımızı da mutlak doğru görmeden, bütün problemleri eleştirel bir bakış açısıyla irdelememiz gerekiyor.

Sahaya İnip İnsanlarla Diyaloğa Girmek
    Karmaşık hale gelerek müzminleşmiş günümüz meseleleriyle yüzleşmek kolay bir şey olmasa gerek. Fakat, bunun yapılması gerekiyor. Yötemlerden birisi, alana inmek ve adım adım bölgeyi dolaşmaktır. Sahada ne olduğunu, insanların ne düşündüğünü beş duyu organıyla hisstemeyle belki yeni bir fikir ortaya çıkarılabilir. Yada, alanda yüzyüze gelinen bir husus çözüme götürecek başka bir fikre rehberlik edebilir.

Yeni Bağların İnşası
    Bir başka önemli husus da, toplum ve insanlar arasındaki alakaların koptuğu ve buna bağlı olarak gittikçe yalnızlaşmanın yayıldığı bir zamanda olduğumuz için özellikle yeni bağ ve alakaların tesis edilmesi gerekiyor.
    Küresel Araştırmalar Enstitüsü’nde (Graduate School of Global Studies ‘GS’), dersler, seminerler, araştırma toplantıları, atölye çalışmaları ve Küresel Araştırmalar Cemiyeti (Assocation for Global Studies) gibi platformlar oluşturarak yeni bağların inşasına hizmet edilmektedir. Bunun yanında, Küresel Kaynakların Yönetimi (Global Resource Management ‘GRM’) adı altında yeni bir doktora prgramınını da işleten GS, bünyesindeki Amerika Araştırmaları Bilim Dalı’nın hocaları ve akademisyenlerinin de katkılarıyla eğitim ve araştırma faaliyetlerine devam etmektedir. Ayrıca, GS ‘Amami-Okinawa-Dünya Araştırmaları Merkezi’, ‘Feminist-Cinsiyet-Cinsellik Araştırmaları Merkezi’, ‘Kore Araştırmaları Merkezi’ gibi araştırma gruplarının düzenlediği farklı farklı faaliyetlere de ev sahipliği yapmaktadir. Yada, ünversitesinin dışına çıkıp Kyoto merkezli sivil toplum kuruluşlarını faaliyetlerine katılmayla da yeni yeni bağlar oluşturmak mümkün.
    Farklı farklı insanlarla alaka kurup diyaloğa girmenin gelecekte sizlerin faydasına olacak çok önemli birer tecrübe olduğunda şüphe yoktur.

Özenle, Sabırla, Esnek ve Neşeli
    Peki, günümüzün karmaşık problemleriyle yüzleşen Küresel Araştırmalar nasıl olmalı? Doğrusunu söylemek gerekirse en ideal olanını bulma yönündeki arayışımız hala devam etmektedir. Böylesine problemleri aşabilecek yeni fikirleri ortaya koymak gerçekten kolay değil. Kolaya kaçarak uygulaması zor bir fikir ortaya atmaktansa küçük de olsa her türlü ihtimal, fikir ve ümitlere güvenip özenle, sabırla, esnek ve neşeli bir şekilde fikir üretmeye devam etmek daha önemli.
    Hocalar ve ofis görevlilerimizle birlikte, her zaman koca koca problemlerle yaka paça olacak sizlerin yanında olup desteklemeye devam edeceğiz. Hep beraber neşeli bir şekilde öğrenelim, araştıralim!

.